Aruz Ölçüsü Nedir?
Aruz ölçüsü, nazımda uzun veya kısa, kapalı ya da açık hecelerin belli bir düzene göre sıralanarak ahengin sağlandığı ölçü.
Sözlük anlamları ‘yön’, ‘yan’, ‘bölge’, ‘bulut’, ‘keçi yolu’, ‘deli', 'sarhoş deve’, ‘çadırın orta direği’, ‘karşılaştırılan', 'ölçü olan şey’ gibi çeşitlidir. Edebi kavram olarak, bu anlamlardan hangisine dayandığı tam olarak bilinmemektedir. Develerin yürüyüşünden, demircilerin sistematik çekiç vuruşundan veya çamaşırcı kadınların tokmak seslerinden çıktığı görüşleri vardır. Bir çadırı direğin ayakta tutması gibi, divan şiiirini ayakta tutan en büyük unsurun aruz olduğu düşünülür. Aruz bilimini bir öğreti biçiminde ilk olarak ortaya koyan ünlü Arap dilcisi İmam Halil bin Ahmed'dir. Aruz ölçüsü, Arap, Türk, Fars, Afgan, Pakistan ve kısmen Hint edebiyatında kullanılmaktadır.
Aruz ölçüsünün temel taşları
Aruz hecelerin sayısını değil, şeklini esas alır. Aruzla yazılmış şiirlerde, her bir mısranın heceleri, diğer mısraların aynı hizadaki heceleriyle aynı açıklık(kısalık) ve kapalılık(uzunluk) noktasında birbirlerine denktir. Açık(kısa) hece ( . ) işaretiyle; kapalı(uzun) hece (-) işaretiyle gösterilir. Ayrıca med'li adı verilen, bir buçuk hece değerinde ( .- )işaretiyle gösterilen hece değeri de dört sesten oluşan heceler için kullanılır. Bu temel parçaların birleşmesinden 8 ana kalıp ortaya çıkmıştır:
fa'ûlün (fe'ûlün) (._ _)
fâ'ilün, fâ'ilât (_._)
mefâ'ilün (._._)
fâ'ilâtün (_._ _)
müstef'ilün (_ _._)
mef’ûlâtü (_ _ _ .)
müfâ'aletün (._.._)
mütefâ'ilün (.._._)
Her beyitte en az dördü bulunan bu parçalara tef'il, tef'ile ya da cüz adı verilir.
Divan Şiirinde Aruz Ölçüsü
Divan şiirinin kullandığı ölçü aruzdur. Aruzun, değişik uzunlukta ve ahenkte kalıpları vardır. Bu kalıplar uzun ve kısa hecelerin belirli sayılarda art arda gelmesinden oluşur ve uzun ve kısa hecelerden yapılmış kelimeleri karşılar. Divan şiirinin temeli beyit, yani ikili dizelerdir. Beyitler arasında anlam birliği bulunması şart değildir.
Düz Kalıplar
Feûlün / Feûlün / Feûlün / Feûlün ( . - - ) x 4
Mefâilün / Mefâilün / Mefâilün / Mefâilün ( . - . - ) x 4
Müstef’ ilün / Müstef’ ilün / Müstef’ilün / Müstef’ilün ( - - . - ) x 4
Müstef’ilâtün / Müstef’ilâtün / Müstef’ilâtün / Müstef’ilâtün ( - - . - - ) x 4
Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün ( - . - - ) ( - . - - ) ( - .- - ) ( - . - )
Fa’lün / Feûlün / Fa’lün /Feûlün ( . - ) ( . - - ) ( . - ) ( . - - )
Feilâtün( Fâilâtün) / Feilâtün / Feilâtün / Feilün ( fa’lün) ( . .- -) (. .- -) (. .- -) ( . . - )* Feilâtün ( Fâilâtün ) / Mefâilün / Feilün ( Fa’lün ) ( . . -- ) ( . - . - ) ( . . - )
Feûlün /Feûlün / Feûlün / Feûl ( . - - ) ( . - - ) ( . - - ) ( . - )
Mefâilün / Feûlün / Mefâilün / Feûlün ( . - . - ) ( . - - ) ( . - . - ) ( . - - )
Mefâilün / Mefâilün / Feûlün ( . - . -) ( . - . - ) ( . - - )
Mef’ûlü / Fâilâtü / Mefâîlü / Fâilün ( - - . ) ( - . - . ) ( . - - . ) ( - . - )
Mef’ûlü / Mefâîlün / Feûlün ( - - . ) ( . - - - ) ( . - - )
Mef’ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün ( - - . ) ( . - - . ) ( . - - . ) ( . - - )
Mef’ûlü / Mefâîlün / Mef’ûlü / Feûlün ( - - . ) ( . - - - ) ( - - . ) ( . - - )
Mef’ûlü / Mefâîlü / Feûlün ( - - . ) ( . - - . ) ( . - - )
Müfte’ilün / Fâilün / Müfte’ilün / Fâilün ( - . . - ) ( - . - ) ( - . . - ) ( - . - )
Müfteilün / Müfteilün / Fâilün ( - . . -) ( - . . - ) ( - . - )
Aruz Ölçüsünde Kurallar
Ulama : Bağlama, bağlayış anlamındadır.Sessiz harfle biten kelimeyi sesli harfle başlayan kelimeye bağlayarak okumaktır.
İmale : Çekme demektir. Kapalı heceye ihtiyaç duyulan yerlerde açık heceyi uzatarak okumaktır.
Zihaf : Kısma demektir. Uzun heceyi daha kısa sesle okumaktır.
Feilâtün ile Fâilâtün kalıpları ve Feilün ile Fa’lün kalıpları birbirlerinin yerini alabilirler.
Aruz Ölçüsünün Türk Edebiyatındaki Yeri
Aruz vezni arap edebiyatının resmi ölçüsüdür. Eski çağlardan beri, halk şiiri ve hece vezninin türk edebiyatında güçlü bir yeri olmuştur. Talas Savaşı sonrasında, İslamiyeti kabul ettikten sonra, İran edebiyatının etkisiyle Türkler de farsça şiirler yazmışlar ve iran aruzunu kullanmaya başlamışlardır. Türkçe olarak yazılan ilk ve temel eserlerden Kutadgu Bilig'de aruz kalıpları kullanılmıştır: (fa'ûlün fa'ûlün fa'ûlün fa'ûl).
Türkçenin yapısının arapça ve farsçaya benzememesi ve türkçede uzun sesli bulunmaması türk şairlerin aruz ölçüsünü kullanırken güçlüklerle karşılaşmasına yol açmıştır. Bu problemler ilk zamanlarda hece ölçüsüne en yakın olan kalıpların seçilmesiyle aşılmıştır. Divan şiirinin ünlü şairleri arasında Fuzuli,Baki, Nefi ve Nedim sayılabilir. Aruz, birkaç ünlü divan şairi dışında, ancak 19. ve 20. yüzyıllarda Tevfik Fikret, Mehmed Akif Ersoy, Yahya Kemal gibi şairlerin elinde bir türk aruzu durumuna gelmiştir. 1911 yılında başlayan Milli Edebiyat akımıyla ve özellikle Ziya Gökalp`in “ aruz sizin olsun, hece bizimdir” söyleyişiyle, aruzdan kopan şairler hece veznine sarılmışlar.
"alıntı"
ben seni yudum yudum içtim oğlum! hadi ol eskisi gibi olabilirsen...
Ah ah...Bunları sevdirerek gösterselerdi hocalarımız,şimdi aruza karşı sempati duyacaktım...
Çocukluk günlerimin son demlerini yaşıyorum...Tadını çıkarmak istiyorum...
ah aruz ölçüsü sen yokmusun sen.Allaha şükürki mefululelrden sorumlu değiliz.
bir çöl bul kendine
belki sonra bir Leylâ/n.arıman
aruz ölçüsü..
yaklaşık iki aydır duymuyordum ismini..
nedense hiçte özletmemişsin kendini..
AŞK DAVAYA BENZER CEFA ÇEKMEKTE ŞAHİDE
ŞAHİDİN YOKSA DAVAYI KAZANAMAZSIN Kİ..!
Aruz ölçüsü nedir? Çok uyuz bişeydir :d
Bende hiç özlemedim desem çok yerinde olur :)
'Sen'e ithaflar bitti...
sevilmemesi çok normal biraz zor çünkü.ama aruz ölçüsü divan şairlerinin vazgeçilmezi.eğer edebiyatla ilgili bölümler düşünen varsa öğrenmek zorunda.BENİMGİBİ
BATILI YIKMAK İÇİN KUŞANDIĞIN KILICIN KABZASINDA
BİR DİRHEM GÜMÜŞTE BEN OLSAYDIM...
Yer İmleri